Moto G5S Plus’ın görüntüleri sızdırıldı

Çok yakında satışa çıkması beklenen Moto G5S Plus bir kez daha görüldü. Sızdırılan yeni görüntüde telefonun tasarımı net bir şekilde görülüyor.
 
 
 
Moto G5S Plus’ın görüntüleri sızdırıldı

Bildiğiniz gibi Motorola bu yıl birçok yeni telefon çıkaracak. Bu telefonların başında Moto X ve Moto Z serilerinin yeni üyeleri geliyor. Ancak şirketin çıkaracağı tek telefonlar bunlar değil. Motorola ayrıca Moto G serisinden de yeni bir telefon çıkaracak. Moto G5S Plus adını taşıyan bu telefonun çok yakında satışa çıkması bekleniyor.

Birkaç hafta önce sızdırılan görüntüleri sayesinde görme şansı yakaladığımız telefon, bu kez açık bir şekilde görüldü. Telefonun arka ve ön panelini net bir şekilde gösteren yeni bir basın görseli Twitter üzerinden paylaşıldı. Bu görüntü ile telefonun altın renginde bir ön panele ve çift kamera teknolojisine sahip olacağı kesinleşmiş oldu. Ayrıca bu görüntüyle birlikte paylaşılan bilgilere göre telefonun batarya kapasitesi 3000 mAh olacak. Son olarak bu tweete göre telefonun fiyatı 293 dolar ile 310 dolar arasında bir yerde olacak.

 

MyNet

Çin uzay teleskobu fırlattı

Çin gama, x ışınları ve kara delikleri gözlemlemek için ülkenin ilk uzay teleskobunu yörüngeye gönderdi.

 
Çin uzay teleskobu fırlattı

Şinhua ajansının haberine göre, uzay teleskobu ülkenin kuzeydoğusundaki Gobi Çölü’nde bulunan Ciuçien Üssü’nden fırlatıldı.

Uzun Yürüyüş (Çangcıng) 4B roketiyle dünyadan 550 kilometre uzaklıktaki yörüngesine fırlatılan 2,5 ton ağırlığındaki teleskop, uzaydaki kara delikler ve değişimleri, gama ışını patlamalarını ve manyetik alanları gözlemleyecek.

Çinli bilim adamları teleskobu, pulsar adı verilen titreşen yıldızlar vasıtasıyla uzay araçlarının yönlerini nasıl bulacağını araştırmak ve gama ışınlarının yerçekimsel dalgalara tepki vermesini gözlemlemek için de kullanacak.

 

(trthaber)

Twitter korsanlığında ‘Truva atı’ taktiği

Uzmanlar, tanıdıklarının hesaplarından atıldığı izlenimi verilen virüslü mesajlardan zarar görmemesi için “mobil doğrulama” özelliğinin kullanılması gerektiğini bildirdi.

 
Twitter korsanlığında Truva atı taktiği

Dijital Marka Stratejisti Kalust Şalcıoğlu, sosyal medya platformlarının herhangi bir güvenlik açığının bulunmasının ihtimal dışı olduğunu, bu nedenle de hesapların çalınmasının kullanıcı hatasından kaynaklandığını söyledi.

Sosyal medya hesabını korumanın en etkin yolunun “mobil doğrulama” olduğuna dikkati çeken Şalcıoğlu, şöyle konuştu:

“Art niyetli kişilerin eline şifre geçse bile hesaba giriş için sistemde kayıtlı cep telefonu numarasına gelen doğrulama kodu hiçbir şekilde hackerların eline geçemeyecek. Bu nedenle hesaplarda bu seçeneğin mutlaka aktif hale getirilmesi gerekiyor.”

Şalcıoğlu, bu dönemde sıkça karşılaşılan, “Ramazanın mübarek olsun, senin için çektiğim videoyu izlemek için bu linke tıkla” şeklindeki mesajı tıkladıktan sonra açılan linkte “Videoyu görüntülemek için hesabına giriş yap” başlığı altında sahte linkten kullanıcı adı ve şifrelerin istendiğini, kullanıcının bilinçsiz bir şekilde bu bilgileri girdiği anda karşı tarafın otomatik olarak şifreyi değiştirdiğini ifade etti.

“Hesapları çalan kişiler şifresini değiştirmiyor”

Hesap çalma işlemlerinin şimdilik Facebook ve Twitter ağırlıklı olduğunu, Instagram’a da “linkli bağlantı açılması” özelliğinin gelmesiyle buraya da sıçradığını vurgulayan Şalcıoğlu, şöyle devam etti:

“Facebook hesaplarını çalan kişiler şifresini değiştirmiyor ve gerçek sahibiyle birlikte kullanıyor. Böylece hesabın ele geçirildiği uzun süre anlaşılmıyor. Bu kişilerin suç teşkil edebilecek paylaşımları bu hesaplardan yapılıyor. Hesabın gerçek sahibi ancak kanuni bir sorun yaşadığı zaman bu ortaya çıkıyor. Mahkemede suçsuzluğu kanıtlamak için IP tespit yoluna gidilmesine rağmen hem zaman hem de huzursuzluk yaşanması açısından büyük sıkıntılar, maddi ve manevi mağduriyetler yaşanıyor.”

“Linklere asla tıklamayın”

Sosyal Medya Uzmanı ve Dijital Stratejist Alaattin Çağıl ise Twitter’dan gelen virüs mesajlarındaki linkleri, en yakın ve güvendiğiniz kişilerden atılsa bile tıklamamak gerektiğini söyledi.

Virüslü mesajların içeriğinin birbirine benzer olduğunu ifade eden Çağıl, şunları kaydetti:

“Twitter’daki mesaj kutusuna, ‘Hesabınız kilitlendi lütfen buradan açın, Kardeşim bu sen misin? Çok güzel çıkmışsın buradaki sensin değil mi?’, ‘Virüs mesajları atıyorsun, temizlemek için şurayı kullan’ şeklinde bazı mesajlar geliyor. Mesajların ne olduğu önemli değil. Atılan linklere hiçbir zaman tıklamayın. Eğer Twitter bildirimlerinizi mail olarak da alıyorsanız, size atılan bu mesajlar kayıtlı olan mail adresinize de yönelecek. Bu şekilde sizin hesabınızı Twitter’dan ele geçiremeyenler mail adresinize bildirim aldığınız için ele geçirebilirler.”

Alaattin Çağıl, Twitter hesaplarını ele geçirmek isteyen kişilerin, çoğunlukla “takipçi”, “retweet”, “favori” ile “trend topic” işlemlerinde bu hesapları kullandıklarını belirtti.

Truva atı yöntemi

Siber Güvenlik Uzmanı Ali Keskin de virüslü linklerle bilgisayarın işletim sistemine sızılarak, bütün kişisel bilgilerin ele geçirebileceğini belirtti.

Keskin, “İnsanlar, akrabaları, tanıdıkları ya da çevresinden geldiğini düşündüğü, samimi ve duygulara seslenen virüslü mesajları tıklıyor. Vatandaşların sevdikleri isimleri kullanan korsanlar, Truva atı taktiğiyle özel hesapları ele geçiriyor.” dedi.

Yaşam ihtimali olan 10 yeni gezegen keşfedildi

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Kepler Uzay Teleskobu Güneş Sistemi’nin dışında yaşam ihtimali olan Dünya büyüklüğünde 10 yeni gezegen keşfetti.

 
Yaşam ihtimali olan 10 yeni gezegen keşfedildi

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Kepler Uzay Teleskobu Güneş Sistemi’nin dışında yaşam ihtimali olan Dünya büyüklüğünde 10 yeni gezegen keşfetti.

NASA’daki Kepler araştırma grubu, Kepler Teleskobu’nun Dünya büyüklüğünde yaşam ihtimali olan yeni gezegenler keşfettiğini bildirdi. Toplamda Kepler’in taradığı alanda binlerce yeni gezegen adayı bulunduğu ve bunlardan Dünya büyüklüğünde olan 10’unda yaşam ihtimali olabileceğine işaret edildi.

NASA’nın Kaliforniya’daki Bilim Direktörlüğü Misyonunun Astrofizik Bölümü’nde Kepler programı bilim adamı Mario Perez, keşifle ilgili yaptığı açıklamada, “Bunların galaksideki frekanslarını anlamak, başka bir dünyayı doğurdan izleyecek şekilde NASA misyonlarının geleceğini şekillendirmesinde bilgi desteği sağlayacak” ifadesini kullandı.

Bilim adamları yayınladıkları araştırmada, Kepler teleskobuyla toplamda 4 bin 34 gezegen adayı keşfedildiğini ve bunlardan 2 bin 335’inin Samanyolu Galakisi dışında olduğunu kaydetti.

Adını Rönesans dönemi gök bilimcisi Johannes Kepler’den alan Kepler Teleskobu, uzay gözlemlerine ilk kez 7 Mart 2009’da başlamış, 2013’de yaşanan sorunlara rağmen görevine devam etmişti.

Ekim 2018’de piyasaya sürüleceği açıklanan yeni nesil James Webb Teleskobunun da, gökbilimcilere Kepler’in bulduğu gezegenleri daha ileri analiz yapma imkanı sunması bekleniyor. 

NASA’nın 8.8 milyar dolarlık dev teleskobu 2018’de uzaylı aramaya başlıyor

Hubble’ın bilimsel varisi niteliğindeki James Webb Uzay Teleskobu, nihayet önümüzdeki yıl içerisinde uzaya fırlatılacak. Teleskobun gözlem yapacağı ilk gök cisimleriyse epey merak uyandırıyor.

 

 
Uzay araştırmalarında yepyeni bir dönemin kapılarını aralayacak olan James Webb Uzay Teleskobu’nun fırlatılmasına artık çok da uzun bir süre kalmadı. Geçtiğimiz Aralık ayında yapımı tamamlanan devasa uzay teleskobu James Webb’in artık fırlatılmak için Ekim 2018’i beklediği bugünlerde uzay ajansı NASA da teleskobun gözlem yapacağı ilk gök cisimlerini açıkladı.
NASA’nın resmi internet sitesi üzerinden yapılan açıklamalara göre devrimsel uzay teleskobu James Webb’in araştırma yapacağı ilk adresler; Güneş Sisteminden Enceladus ve Europa, Güneş Sistemi dışından ise henüz geçtiğimiz yıl keşfedilen TRAPPIST-1e isimli gezegen olacak. Bildiğiniz gibi bu gök cisimlerinin her biri de üzerlerinde yaşam barındırabilme olasılıkları nedeniyle çok uzun bir süredir bilim insanlarının merceği altında. İnsanoğlunun yaptığı en güçlü uzay teleskobu James Webb de faaliyete geçtiği ilk günlerde işte bu olasılığa ışık tutmaya çalışacak.
James Webb’in gözlem yapacağı adreslerin belirlenmesi ise NASA için oldukça kolay bir işlem olmuş. Tarihin en güçlü uzay teleskobunu ilk kez kullanma şerefini yine teleskobun dizaynı ve yapımında emeği geçen bilim insanlarına vermek isteyen NASA, bu bilim insanlarına nereyi araştırmak istediklerini sorduktan sonra Europa, Enceladus ve TRAPPIST sisteminde karar kılınmış.
Hubble’ın bilimsel varisi James Webb, uzayın sırlarını ortaya çıkaracak
Dile kolay tam 27 yıldır adeta uzaydaki gözümüz haline gelen Hubble Uzay Teleskobu, her ne kadar bizleri hala şaşırtmaya devam ediyor olsa da artık çok daha yeni teknolojilerle donatılmış çok daha güçlü bir teleskoba ihtiyacımız olduğu da bir gerçek. Bu anlamda Hubble’ın bilimsel varisi olarak nitelendirilen James Webb, şimdiden tüm uzay meraklılarını heyecanlandırmayı başarıyor.
NASA’lı bilim insanlarının da deyimiyle adeta bir “zaman makinesi” gibi çalışacak olan James Webb’in en büyük bilimsel amacı, bundan tam 13 milyar yıl önce, karanlık çağlardan hemen sonra oluşmuş evrenin ilk yıldızlarını ve galaksilerini keşfetmek olacak. Konuyla ilgili konuşan NASA yöneticisi Eric Smith de, James Webb ile keşfedebilecekleri şeylerin bir sınırı bulunmadığını belirtirken, “Big Bang sonrası oluşmuş ilk galaksilerden; Europa, Enceladus ve TRAPPIST’teki kimyasal hayat izlerine kadar, Webb evrenimizdeki tüm bu inanılmaz şeyleri araştırmaya koyulacak.” ifadelerini kullanıyor.
Ekim 2018’de Fransız Guyanası’ndaki bir uzay üssünden Ariane 5 roketiyle birlikte fırlatılacak olan James Webb, kızılötesi gözlemin Dünya’ya yakın bölgelerde verimli olmaması nedeniyle Yeryüzü’nden yaklaşık 1.6 milyon kilometre uzakta konumlanacak. Bulunduğu bölge itibariyle Dünya’nın etrafında dahi dönmeyecek olan James Webb bugüne kadarki en büyük teleskop projesi. 
 
(star.com.tr)
1 2 3 4